Herobrine İyi tarafta (4 yılın ardından)

'Minecraft Hikayeleri' forumunda Merlis tarafından 21 Ağustos 2016 tarihinde açılan konu

  1. Merlis

    Merlis Kızıl Taş Mühendisi

    Katılım:
    28 Kasım 2012
    Mesaj:
    293
    Alınan Beğeniler:
    84
    Merhaba! Belki beni hatırlayan vardır ama çok zor. Bu siteyi yaklaşık 4 yıl önce kullanırdım hevesle hikaye yazardım küçük bi fan kitlem bile olmuştu bu hikayemi çok seviyolardi .d nostalji olsun istedim tekrar yaziyorum hadi başlayalim .d

    Çok yorgundum, artık dayanamıyordum.Günlerim geçmiyordu kurtulmak istiyordum bu cehennemden. Heryer karanlıktı ve tek görebildiğim tek şey etrafta dönen spirallerin arasında bükülen bendim.Çok beyin yakan bir durumdu biliyorum.Buraya nasıl geldiğimi bilmiyorum. Hiçbir şeyi hatırlayamıyorum. Yaklaşık birkaç aydır bu karanlığın ortasındayım kendimle gurur duymam gerekirdi aslında çünkü hala akli dengem yerinde. Ama kaybetmekten korkuyorum. Merak ediyorum nasıl buraya geldiğini, Neden geldiğimi, Bir ailem var mıydı? Tek hatırlayabildiğim şeyler insanlığın var olduğu bazen sadece ufak görüntüler canlanıyor beynimde. Herhangi bir sokakta yürüdüğümü ya da koştuğumu görürüm. Büyük ihtimalle anılarım bunlar... Bir saniye! Başıma hiç olmadığı kadar büyük bir ağrı saplandı! Hatırlıyorum!Hemde her şeyi! Adım Brine...
    9 AY ÖNCE
    Kaptan Taylor : Evet Amerikanın onurlu askerleri! Asker olmak için elinizde tüfeklerle orduya koşmanıza gerek yok her zaman söylediğim gibi,Siz ülkeniz için Dünyayı terk ederek kendinizi tehlikeye attınız göreve hazırlanın!
    Birlik:Emredin kaptanım!
    *Birlik hazırlanırken Brine kaptanın yanına gider ve aralarındaki diyalog geçer*
    Brine: Kaptanım,izninizle o Kreiptusa yani yaşam olduğunu düşündüğümüz o gezegene gitmek için herşeyi yapabilirim 2278 yılındayız ve artık Dünyada yeterli kaynak bulunmuyor.Karım Amanda ve kızım Juliet için bunu yapmak zorundayım isin verin gezegenin önünü kapatan astroidleri ben parçalayayım!
    Kaptan Taylor: Lanet olsun Brine sana daha öncede söyledim bu görev çok tehlikeli ve yeterli eğitimin yok bu görevi kaptanına bırak!
    Brine: Ama kaptanım...
    Kaptan Taylor: Brine çabuk görevinin başına dön!
    *Brine çaresiz bir surat ifadesiyle Octorke deki çalışma odasına doğru yol aldı*
    Kaptan Taylor: Saldırı gemisi hazır mı?
    Birlik: Evet kaptanım!
    Kaptan Taylor: O zaman gemiyi hareket ettirmek için hazır olun saldırı gemisiyle o astroidleri parçalamaya gidiyorum!
    *O esnada Octorkeden bişey kopae gibi bi hafiflik okur ve saldırı gemisinin sesini duyarlar hepsi octorkenin camından saldırı gemisine baktıklarında Brine'in gemiyi aldığını görürler.*
    Kaptan Taylor: Lanet olsun Brine ne yaptın sen?
    *Kaptan Taylor Saldiri gemisine arama yapar*
    Kaptan taylor: Lanet olsun Brine geri dön o görev sana ait değil!
    Brine: Artık dönemem çok geç...
    *Herkes bu görevi yapan kişinin kesinlikle öleceğinden emindi*
    *Brine Geminin tüm silah sistemlerini çalıştırdı ve içinden kızı ve karısını düşünerek görevine olan özgüvenini arttırdı. Karısı ve kızı için ölecekti. Tüm astroidleri hem silahlarla hem de geminin zırh sistemi ile delip geçiyordu. Octorkenin önü açılmıştı artık Ve Saldırı gemisi çok ilginç bi şekilde kurtulmuştu Brine'in içindeki istekle olmuştu bu. Tüm birlik birbirine sarılıp kucaklaşırken Brine' de saldırı gemisinin içinde acı içinde bağırıyordu çünkü kimse ona doğru yaklaşan gök taşını görmüyordu saldırı gemisinin hesabina göre 3000 km/h ile geliyordu bu taş. Saldırı gemisine çarptığı anda Brine kafasını konsola vurup bayılmıştı ve uyandığında çok uzal bi yerdeyi. Gözünü saldırı gemisinin camına doğrulttuğunda lanet olası bir karadeliğin hemen yanındaydı gemisi parçalanıyordu. Korkuyla kendini gemiden dışarı attı bunu yapmasaydı yanarak ölecekti. Ve karadelik onu içine çekti ondan sonra ise karanlık...*
    ŞİMDİ
    Lanet olsun ben bir karadelikte miyim?Daha önce karadelikte ölen astronotlarda böylemi hissediyordu?Kafamda deli sorular!
    Brine: Hayır olamaz tekrar bayılamam...
    Karanlık...
    *Brine gözlerini yavaş yavaş tekrar açar Ve tekrar oksijeni hissetmiştir bir anlık dünyaya döndüm diye bağirir ve gözleri tamamen açıldığında ise...
    Brine: Bir saniye...Her yer neden Küp?

    DEVAM EDECEK...
    (İstek gelirse daha hızlı devam eder)
     
    En son Sürüm Minecraft indirmek için buraya Tıklayınız!
  2. Merlis

    Merlis Kızıl Taş Mühendisi

    Katılım:
    28 Kasım 2012
    Mesaj:
    293
    Alınan Beğeniler:
    84
    Bölüm 2: NEREDEYİM BEN?

    Bi saniye burasıda neresi? Nerdeyim ulan ben?!

    *Brine hem şaşkın hem korkmuş ve o 9 Ayı ardından gelen yorgunlukla etrafına bakındı etrafta küpten oluşmuş ağaçlar, Göletler, hayvanlar vardı. Herşey küptendi burada!*

    Brine: Olamaz karnım acıkıyor ne yiyeceğim ben burada? 9 Ay boyunca karadelikte açlık hissetmedim evrenin oyunlarından olsa gerek...Aslında bu acıkma hissini özlemişim...

    *Brine yaşayan birilerini ya da yiyecek bir şeyler bulma umuduyla yürümeye devam etti.Gittikçe karnı daha çok gurulduyor ve daha çok korkuyordu.Aradan çok uzun bi zaman geçince havanın karardığını farketti.*

    Brine: Hava kararıyor ve ben hala açım lanet olsun bu gece ne yapacağım ben?

    *Hava karardıktan sonra Brine yere uzandı uyumaya çalışıyordu ki eliyle yüzünü silecekken bir çığlık atarak ayağa fırladı*

    Brine: Aaaaaaaaaa!! Lanet olsun bende mi küp oldum?

    *Brine hala kendisininde küp olduğu şokunu atlatamadan arkasından bir ses duydu.Arkasına döndüğünde ona doğru gelen yeşil bir yaratık olduğunu gördü.*

    Brine: Hey sende kimsin? Dostum duymadın mı sana diyorum?

    BOOOM!!!

    *Brine gözlerini yavaş yavaş aralar ve kendini bir ağacın dibinde bulur ileriye baktığında ise yerde büyük bir çukur olduğunu görür.*

    Brine: Dün geceki o yeşil şeyde neydi öyle üstüme koşup patladı. Saolsun başım çok kötü ağrıyor şimdi...

    *Brine zorla ayağa kalkarak sığınabilecek biryer aramaya devam eder. O esnada açlığının çoğaldığını hisseder.*

    Brine: Yeter artık dayanamıyorum !

    *Der Brine ve bir ağacın dibine oturup düşünmeye başlar çok sinirlidir*

    Brine: Lanet olsun! Lanet olsun! Lanet Olsun!

    *Ağlamaya başlar*

    Brine: Nasıl geldim ben bu saçma salak yere kurtulmak istiyorum evine gitmek istiyorum artık!

    *Diye bağırır ve sinirlerine hakim olamayıp ayağa kalkarak yaslandığı ağaca çok sert bir yumruk atar elinin acıyacağı düşüncesiyle ama acı hissetmez ve ağacın vurduğu küpün parçalandığını ve yere düştüğünü görür.*

    Brine: Ha?O da ne?

    *Yere düşen odun parçasını eline alır*

    Brine: Vay be bu da ne?

    *Göz yaşlarını siler.*

    Brine: Buldum!Bunlardan kendime bir sığınak yapabilirim!

    *Brine birazda olsa neşelenmiştir çünkü artık neresi olduğunu bilmediği bu dünyada yeni birşey keşfetmişti.Biraz yorulacaktı ama eliyle odunları kırmaya başladı.*

    *Brine bu odunların çok zor toplandığını ve odunlarla kendine bir ev yaparsa çok uzun süreceğini biliyordu.*

    Brine: Bu odunları kullanmanın farklı bir yolu olmalı...Bi saniye eğer bunları parçalarına ayırıp tahtaya çevirirsem daha çok malzeme elde ederim bu da daha hızlı barınak demek olur.Gece olmadan bu işi halletmeliyim.

    *Brine birkaç saatin ardından birçok odun toplamış ve tahtaya çevirmişti yavaştan akşam oluyordu.*

    Brine: Artık bir barınak yapmanın zamanı geldi...

    *Brine artık o dünyanın mantığını anladığı için hızlıca barınağını tamamlamıştı karanlıktaydı ama güvendeydi.*

    Brine: Sonunda bitirdim bu beni bu gecelik dışarıdaki o yeşil şeylerden korur...

    *Brine yavaş yavaş gözlerini açar yaptığı barınaktaki açık bıraktığı bir delikten sabah olduğunu görür.*

    Brine: Sanırım hala açım burda ne yiyeceğimi de bilmiyorum...Dışarı çıkıp aramam gerek ama dışarısı çok tehlikeli teçhizatlanmadan gidemem.

    *Brine toplamış olduğu tahtalardan kendini küçül ve sağlam bir masa yapar. Masada tahtaları parçalayarak çubuklar elde eder çubuklardan birini dışarıdaki bir taşla şekillendirip oyduğu iki tahtaya oyduğu yerlerden monte edip sıkıştırır ve aynı taş ile çubuk ve tahta bileşenini sivrileştirir.Artık tahtadan da olsa kendini savunabileceği bir kılıcı vardır.*

    Brine: Bu muhteşem dostum.Artık o yeşil yaratıktan korkmama gerek yok!

    *Dediği anda arkasından bir şeyin saldırdığını ve çok büyük bir acı hisseder.Arkasındaki bir zombidir!*

    Brine: Ne? Bu dünyada yeşil yaratıktan farklı yaratıklar da mı var?

    *Yaratık Brine'ye yaklaşmaya çaliştiğinda yanar ve ölür.*

    Brine: Açlıktan garip şeylermi görüyorum yoksa o yaratık gözümün önünde yandı mı?

    *Brine olayı şokunu atlattıktan sonra İlerler ve karşısına bir inek çıkar.O kadar açtır ki ineği direk yemeyi bile düşünür.*

    Brine: Gel buraya inekcik sana zarar vermiyeceğim sadece arkadaş olmak istiyorum...

    *Dediği nada Brine'nin aklı karmaş dolaş olur ve tekrar yerine gelir*

    Brine: Aaaah! Ne düşünüyorum ben?

    Brine: Bir saniye ben neden ineği elimdeki kılıçla kesmeyi düşünmedim ki?

    *Brine ineği kesmeye çalışır inek kaçmaya çalışsada Brine ineği keser ve İnek ölür ölmez yerde iki adet et parçası belirir.

    Brine: Hah bu da ne?Neyse bu dünyanın garipliklerinden biri daha sanırım...

    *Brine etleri alarak evine döner ve dönerken bu etleri nasıl yiyeceğini düşünür hayır çiğ yiyemezdi. Çok açtı ama o kadar değildi.Ve aklına bir fır8 yapmak geldi.Tahtadan yapamazdı evi yanardı taş toplamak geldi aklına hemen eve gidip kılıçtaki yöntemin aynısıyla küçük bir kazma yaptı kendine. Ve taş kazmaya başladı. Gerçekten kuvvet istiyordu bu iş. Çok zordu.Ve sonunda bir fırın yapabilecek kadar taş toplamıştı onları evine götürüp masasında yonttu ve bir fırın şekli verdi.Evinin bir köşesine koyup etleri tahtayla ateş yakarak pişirmeye başladı.Ve aklına bir fikir geldi.Kapı yapacaktı evine.Ve tahtaları etler pişerken yontarak bir kapı yaptı kendine.Artık daha rahattı evine girip çıkması.Artık çözüyordu burayı.Etleri pişince uzun süren açlığın ardından büyük bir afiyetle yedi etlerini.*

    Brine: Uzun zamandır yemek yemiyorum.10 Ay be bu boru değil...

    *Brine o geceyi fırının hemen yanında uyuyarak geçirdi.Fırını yakmıştı üşümüyordu artık.Sabah olduğunda ilk işi evin yakınındaki göletten su içmek oldu.Ve gözüne suyun kenarındaki kumlar takıldı.Bununla evine bir cam yapabilirdi evet!hemen eliyle kumları topladı ve evinde götürüp fırını yakarak içine verdi geceye kadar pişmesini bekledi ve beklenen an gelmişti artık camı vardı ama sıvı haldeydi. Taştan oluşturduğu bir kabın içinde bekletmeliydi. Yarın sabah artık elinde bir sürü camı vardı evindeki bazı blokları Kırarak altlarındaki blokları cam yerleştirilebilecek şekilde oydu ve camları yerleştirdi artık evinden dışarıy8 gözetleyebiliyordu. Camları ağaçlardan topladığı yapraklarla silerek parlatırken evin önünde birkaç koyun gördü ve yanlarında bir inek...*

    Brine: Acaba o koyunun yünlerinden kendime rahat bir yatak yapabilir miyim?

    *Brine koyunların yünlerini elindeki kılıçla kesmeye başladı ve yanlarındaki ineği yemek için kesti.O da neydi?inekten et dışında birde deri düşmüştü!Brine o yünleri derinin içine sararak deriyi yapraklarla dikti ve artık güzel bir yatağı olmuştu ama daha konforlu olması için altına tahtadan oyduğu yatak altlığı koymuştuki yere yapışmasın.Ve o geceyide rahat bi şekilde yatağında uyuyarak geçirdi...

    DEVAM EDECEK

    (İstek gelirse daha hızlı eder)
     
    En son Sürüm Minecraft indirmek için buraya Tıklayınız!

Bu Sayfayı Paylaş